Bodrum Tatil Merkezleri
March 27, 2008
Bodrum Tatil Merkezleri
Yıl sonuna kadar uçaklarda boş yerin olmadığı, İngiliz turistlerin bayıldığı, Rusların tanışmak için can attığı, Türklerin vazgeçemediği ve çılgınlık duvarlarının aşıldığı bir eğlence merkezi olan Bodrum, bu çılgın kalabalığı akvaryumu anımsatan koylarıyla serinletiyor. Bodrum yarımadası üzerinde Türkbükü,Gölköy,Gümbet gibi bir çok yer turistlere çeşitli eğlence seçenekleri sunuyorsa da eğlencenin kalbi yine Bodrumun içinde atıyor ve her şey bu yıl biraz daha belirginleşmiş gibi görünüyor .Genellikle huzur, nispeten daha sakin ortam arayanlar ile yaş ortalaması biraz daha yüksek olanlar Bodrum Kalesi ile marina arsındaki lokalleri tercih ederken ,gençler ve yabancı turistler başta olmak üzere ruhunda çılgınlık olanlar, doyasıya dans edip, yüksek volümlü müziği tercih edenler, Kale ile Halikarnas tarafını seçiyorlar. Bu bölümde yürüyenlerin yanısıra dükkanların çokluğu alışveriş, disko barlar daha yoğun bir ortam oluşturuyor. Bayanlar tek omuzu ve göbeği açıkta bırakan t-shirt ile kemersiz düşük belli dar pantolonları altına giydikleri topuksuz tokyo türü açık sandaletleri tercih ederken ,beylerde belirgin bir modaya rastlanmıyor.Bodrum gecelerine bol uzun paça şort altına spor ayakkabı giyende var, üstünde milli takım forması veya kolları kıvrılmış uzun kollu gömlek giyende görülüyor.Genelde rahat ve salaş kreasyonlar bantlı sandaletlerle tamamlanıyor.Yemek sonrası 22.30- 23.00 gibi saatlerde canlılık kazanmaya başlayan Bodrum disko barlarında bir gezintiye çıkılıyor.
Didim Tatil Merkezleri
March 27, 2008
Didim Tatil Merkezleri
Didim coÄŸrafi konumu nedeniyle Ege’de tatil yapılabilecek ideal merkezlerden biri. KuÅŸadası ve Bodrum’a rahatlıkla ulaÅŸabileceÄŸiniz bir konumda bulunan Didim, denizin keyfini sürebileceÄŸiniz pek çok kumsala sahip. Altınkum, belki de bileceÄŸiniz üzere, yöredeki en ünlü plaj. Yöredeki konaklama seçenekleri hemen her bütçe büyüklüğü için bir ÅŸeyler önerebilecek kadar çeÅŸitli. Yakın çevresindeki antik yapılarla birlikte, size hem doÄŸal hem de tarihi zenginlikler sunan Didim, günlük turlarla etrafı keÅŸfetmek için yerleÅŸebileceÄŸiniz bir konaklama merkezi adeta. Didim tatil cennetinde ilginizi çekebilecek baÅŸlıca eserler ya da bölgeler ÅŸunlardır: Didim Apollon Tapınağı, Milet, Milet Tiyatrosu, Faustina Hamamı, Serapis Tapınağı.
Çanakkale - Asos Tatil Merkezleri
March 27, 2008
Armutlu Tatil Merkezleri
March 27, 2008
Yola İstanbul’dan özel araçla çıkıyorsanız ya Eskihisar’dan Topçulara ya da körfezi dolaÅŸarak Yalova’dan termal yönünde Çınarcık yoluna giriyoruz. Aslına bakarsanız İstanbul Yenikapı’dan direk seferle kısa ve konforlu yolculukla Armutluya ulaÅŸma imkânı da var.Termal yolunda denizi sağımıza alıp ilerliyoruz. İlk karşımıza çıkanlar çiçek seraları, bölgenin mümbit topraklarında yetiÅŸen Mayıs ayı ürünü enginar satıcıları oluyor. Bunları saksı ve kesme çiçek satanların albenili tezgâhları takip ediyor. İlk durak Çınarcık Çin Seddi misali oluÅŸmuÅŸ yazlıklar denizi karşılarına almış, sırtını ormana vermiÅŸ onar katlı apartmanlarla geçiliyor. Nüfus tabelası 9000 yazıyorsa da aldanmayın bir de yazın görün. Bu noktada Armutluya 34 km, Gemlik için 75 km yolunuz kalıyor. Çınarcık ve TeÅŸvikiye bitince evler apartmanlar da bitiyor. Artık yemyeÅŸil bir doÄŸa ile baÅŸ baÅŸasınız. Hele mevsim baharsa yoÄŸun çiçek ve ot kokusu
ciÄŸerlerinize dolmaya başınızı döndürmeye baÅŸlıyor. Dahası deÄŸiÅŸik kuÅŸ sesleri içinde kendinizi Afrika’nın tropik ormanlarında sanabiliyorsunuz. YaÅŸlı çınarlar altında kurulu çay bahçelerinde topraÄŸa basarak oturma imkânı zaman zaman bulunan mekânların bitiminde Åženköy’e geliyor ve ağızları açık bırakacak kadar görkemli bir çınarla karşılaşıyorsunuz. Üzerinde 3000 yaşında yazıyor. Gövde içi 36 metre kare olan alanda lokanta kurulu. AÄŸaç çevresinde karaaÄŸaç, gürgen, ıhlamurlar arasında dağılmış Osmanlıdan kalma mezar taÅŸları, sütun baÅŸları görülüyor, yoÄŸun kuÅŸ korosu konseri hep duyuluyor. Eski bir Rum Köyü olan Engere denilen tepede Åženköy’ün evliyası Yaren Baba türbesine ziyarete gelenler de oluyor. Engere’nin ÅŸirin ve küçük kumsallı plajı eski yerleÅŸim alanı olarak izlerini sürdürürken günümüzde kampçıların gözde mekânı olma özelliÄŸini de sürdürüyor. Yazın çok kalabalık olan plajın 3 km uzağında kimsenin açıkta kalmayacağı pansiyonlar hizmet veriyor.
Alanya Tatil Merkezleri
March 27, 2008
Alanya Tatil Merkezleri
March 27, 2008
VENÜS OTEL Antalya
March 27, 2008

Cunda Adası ve Patriça Koyu
March 27, 2008
Adalar ve rüzgarlar ülkesi Ayvalığın ÅŸirin adası Cunda’ya (Ali Bey) gidiyor, ünü sadece deniz ürünü restoranlarıyla sınırlı kalmayan adanın arka yüzüne Patrica’ya uzanıyoruz. Ege’nin sofra kültüründe önemli yenilikleri, ağız tatlarının farklı lezzetlerle tanıştığı, buluÅŸtuÄŸu Cunda Adasının birbirine tezat üç yüzüne ve son durumuna bakıyoruz. Rumlardan kalma taÅŸ evlerinin yer aldığı Cunda Adası bir zamanlar Ayvalığa yakın bir ada iken yapılan kara yolu baÄŸlantıları ile ada olma özelliÄŸini bir ölçüde kaybetmiÅŸ. Karayolu baÄŸlantısı daha da geniÅŸletilip bir güzel asfaltlanmış, başı ve sonuna iki gösteriÅŸli tabela asılmış, adı da “Gönül Yolu” olarak kırmızı harflerle yazılmış. DiÄŸer baÄŸlantı ise köprüyle yapılmış. Köprünün de tabelası var, üzerinde “Bu köprü Türkiye’nin ilk boÄŸaz köprüsüdür” diye belirtilmiÅŸ. Köprüyü geçip kaderine terkedilmiÅŸ görünen metruk yel deÄŸirmeni ile karşılaÅŸtığınız kavÅŸaktan sola dönünce 16 balık restoranın bulunduÄŸu restoranlar caddesine geliyorsunuz. Siz bakmayın restoranlar caddesi denildiÄŸine, sahilin Ayvalık ve adalar manzaralı kıyı ÅŸeridi boyunca renkli, ahenkli bir hayat yaÅŸanıyor. Kıyı ÅŸeridinde yan yana sıralı restoranların tam karşılarında sahil bölümleri var deniz kenarında oturmak isteyenlere. Ayvalık baÄŸlantısının tekneler ile de yapıldığı iskeleler ve balıkçı motorları, pastane, kafe kompozisyonunu, bir türlü doymak bilmeyen balık bekleyen kediler tamamlıyor. Restoranlar arasında kalan bölüm ise hem piyasa caddesi (Bir çeÅŸit podyum da denebilir) hem de çeÅŸitli ağız tatlarının bulunabileceÄŸi satış noktaları ile devam ediyor. Bunlar arasında özellikle (Ayvalık Tostu olarak ünlenen) Cunda’nın ünlü peynirli tost yapanları, lokmacıları, sakızlı dondurmacıları, pamuk helva, kağıt helva, buzlu badem satıcıları yer alıyor. Gezici gül sunan kızlar, üstüne üstlük masa masa gezen müzik grupları ilgi çekerken, havalarda uçuÅŸan Ege müzik kültürünün tanınmış ezgilerini harman edip atmosfer hakimiyetini ele geçiren kesif anason ve deniz kokusu buram buram hissediliyor. Masanıza piyangocu da uÄŸruyor, fotoÄŸrafçı da geliyor. En çok duyulan ise garsonların mutfaÄŸa verdikleri yüksek sesli siparislerden biri olan “35 lik yaÅŸ üzüm” oluyor. Bir de yıllara meydan okuyan, kahve olma özelliÄŸini inatla sürdüren, doÄŸal film platosu gibi estetik mimarisi, müdavimleri, karakter portreleri ile “TaÅŸ Kahve” bulunuyor. İçinde kırlangıçlar uçan, tarihi aynaların duvarları, renkli camların kapıları süslediÄŸi yüksek tavanları ile ferahlık veren, bayan erkek beraberce oturulan kahve, sahili daha ilgi çekici, cazip hale getiriyor. Durum böyle olunca kimse oturduÄŸu yerinden kalmak istemiyor tabi. Oysa Cunda’nın mimari dokusu içinde gizlenmiÅŸ birbirinden ilginç yapılar bir o kadar da akılları çelen güzellikteki görülesi güzellikte evler bulunuyor.
Bahçe içinde, basit ama albenisi olan evler, yeni sahiplerinin elinde ÅŸirinlik yarışına girmiÅŸlercesine temiz boyalı kapı pencereleri, kapı tokmakları, cephe süsleri, dökme demir balkon korkulukları fotoÄŸraf severlere olduÄŸu kadar Cunda’da yürüyüşe çıkanlara da zamanın unutturup içine çekiyor. Kilise sayısı oldukça fazla olan adanın çeÅŸitli yüksek tepeleri, sunduÄŸu panorama karşısında seyredenlerin resim yapma gibi arzularını da harekete geçiriyor. Cunda sahilinin saÄŸ tarafı ise teknelerin konaklama ve bakımına ayrılmış. Bu bölümde yaÅŸanan renk cümbüşü, betona yenik düşmüş kent dokusu içinde duyguları körelmiÅŸ olanlara, farklı bir atmosfer yaÅŸatıyor. Yolun sonunda Cunda Adasını karşınıza alıp doyurucu manzarasını seyredebileceÄŸiniz upuzun dalgakıran bulunuyor.DeÄŸirmenli kitaplıkCunda adasına 23.03.2007 de kazandırılmış yeni yapılardan biri de her açıdan rahatlıkla görülebilen bir tepenin zirvesinde bulunan küçük bir ayazmanın restorasyonu ile yapılmış. Yıllarca bakımsız, harabe durumda görünen ve keçilerin otladığı tepede, dört duvarı kalmış yapı, Rahmi M. Koç himayesinde tamamlanıp, Necdet H. Kent kitaplığı olarak isimlendirilmiÅŸ. Yapının çevre düzenlemesi sırasında bulunan deÄŸirmen temeli nedeniyle, eskiden var olduÄŸu sayılarak kitaplık yanına bir de deÄŸirmen inÅŸa edilmiÅŸ.
İstanbul’un incileri Adaları
March 27, 2008
İmparator II. Justinianus M.S. 569′da İstanbul çevresinde bulunan adalara saray, manastır gibi yapılar inÅŸa ettirdiÄŸi için Marmara Adaları eskiden Prens Adaları olarak anılırmış. Manastırların çokluÄŸundan, keÅŸiÅŸlerin inzivaya çekildiÄŸi bu adalara Papaz Adaları da denilmiÅŸ. Read more
bugun promosyon canta Ucak Bileti islami bilgiler haberpro kpss bilim adamlari nakliyat vBulletiner.com odullu seo yarismasi Gokhan ozen Hepsi grup hepsi resimleri Grup Hepsi fal partner Turkce klip Kurtce klipler Turkce klipler imsakiye evden eve nakliyat evden eve nakliye nakliyat film download altyazi izle subtitle indir video seyret video seyret Beijing 2008 Olympic Games internetteki Gizli Bahceniz | Youtube link degisimi Uçak Bileti tisort




